• Rozerin İdin

BUZ DAĞININ GÖRÜNEN KISMI ''BARINMA SORUNU''

İlkokul, ortaokul, lise ve üniversitelerde yüz yüze eğitim başladı. Uzun bir aradan sonra okullarına dönmenin heyecanını yaşayan birçok üniversite öğrencisi ise, yeni sorunlarla yüzyüze kaldılar.


Bu sıkıntıların en büyüğü fahiş bir şekilde zamlanan ev,yurt ve apart fiyatları.


Öğrencilerin yaşadığı bu son durumu basit bir ‘barınma’ problemi olarak ele alan başlıklardan öte, bunu anlamlandırarak anlatmak, meseleyi daha anlaşılır kılacaktır.


Bunu yazılı bir şema ile örnekleyelim:


Üniversite sonuçları açıklandı ve İstanbul’da bir üniversite kazandığınızı öğrendiniz. Yurt başvuruları başladı başvurunuzu yaptınız ama yerleşemediğinizi öğrendiniz. Yerleştirme sıralamasında 9500'ncü öğrenci olduğunuzu varsayalım, mecburen sıranızın gelmesini bekleyeceksiniz.


Hal böyle olunca, barınma sorununu halletmek için ev kiralamayı düşünmeye başladınız ama yeni kentte henüz çevreniz yok. Tek başınıza bir kiralık dairede oturmak, üstüne depozito ödemek zorunda kalmak, yatak, masa, buzdolabı, çamaşır makinesi gibi temel ev eşyaları almak, doğalgaz, su, elektrik, internet gibi zorunlu kalemleri de hesaba katınca, maddi ve manevi yükten dolayı bu alternatifi daha ilk anda elemek zorunda kalırsınız.


Üçüncü seçenek olarak yurt sırası gelinceye kadar bir akraba evinde kalmayı planlamaya başlarsınız. Ama ev ve okul arası mesafenin gidiş geliş günde yaklaşık 4 saatinizi alacağını düşünürsek, bu seçeneğin de ne kadar zorlayıcı olduğunu farkına hemen varırsınız.


Meseleyi bir tek başlıkla anlatmak ise, yaşanan bu sorunlar zincirini anlamaktan uzak kalacağı için bu anlatılanları bizzat deneyimleyen öğrencilerden biri şöyle aktardı:


“İstanbul’da kadın olmak ayrı öğrenci olmak ayrı zor. Şöyle ki üniversiteyi kazandıktan sonra yukarıda sıraladığın tablonun aşağı yukarı benzerini yaşadım ve bu soruna bir çözüm bulamadığım için ben de birçok öğrenci gibi bir başkasının evinde kalarak geçici bir çözüm ile eğitimime devam etmeye çalışıyorum.


Bazı sorunlar dışarıdan gözükmese de içten içe bu soruna maruz kalan kişiler için insanı içerden kemiren, tüketen bir hal almaya başlıyor.


Kadın olmaktan kaynaklı olsa gerek eve gidiş geliş saatlerinde sürekli bir açıklama yapma ruh halinde oluyorum. Geçenlerde ev sahibiyle aramda geçen diyalog ise bu durumu daha net gösterebilir.


Eve geldikten sonra beni karşılayan ev sahibi “ders geç bitti herhalde” diye sorunca ben de “evet geç bitti” diye yanıt verdim. Aslında ders geç bitmemişti otobüs biraz geç geldi, ben de yorulmuştum eve de biraz yavaş yürüdüm. Işıklı yoldan geçmek için yolu da biraz uzattım. Her ne kadar bu diyalog bitmiş gibi görünse de aslında iki taraf içinde yarım kaldı. Böyle bir atmosferde sürekli açıklama yapma halinde, tetikte beklediğinizi fark ediyorsunuz.”


Bu diyalog, üniversite öğrencisi bir kadının hem hissettikleri hem de yaşadığı sorunların ‘barınma’ sorununun çok ötesinde bir sorunlar zinciri olduğunu gösteriyor.


Kaldığınız yerde bir yatağa sahip olmakla barınma sorunu hallolmuş sayılımıyor. Başka birinin evinde ya da, özel veya KYK yurdunda kalmaya başlamak da sorunlarınızın kalmadığı anlamına gelmiyor.

Eğer bir yurtta kalıyorsanız, diğer temel ihtiyaçların temiminde birçok sorun ile yüz yüze kalabiliyorsunuz.

Yurtlarda yedikleri yemeklerden zehirlenen öğrencilerin haberleri ise sık sık karşımıza çıkıyor.


Sorunu biraz daha özelden çıkarıp diğer bir temel ihtiyaç ile birleştirirsek haberlerde karşımıza çıkan yurtlardaki yemeklerden zehirlenme haberlerinin sıklığı da azımsanmayacak durumda.


Bir de bu sorunların yanında bazı derslerin hala online veriliyor olması da biz öğrenciler için internet kotası problemi olarak yeni bir sorun yeni bir mücadele alanı olarak karşımıza çıkıyor.


Barınma sorunu o kadar dallanıp budaklanmış halde ki bu sorun başka konulara sapmadan konuşulamıyor.


Bu haber için söyleşi yaptığım üniversite öğrencisiyle barınma sorunu konuşacakken, bunun meselenin sadece bir boyutu olduğu tespitine vardık.


Mesela başkaca örnekler vermek gerekirse, barındığınız yerde özgür olamamak da ciddi bir sorun. Kız öğrenci yurtlarında giydiğiniz kıyafetin problem edilmesi artık bir üst noktaya taşındı ve direkt bazı kıyafetler yasaklanmaya başlandı. Daha önceleri yurt yönetimleri kız öğrencileri giydikleri kıyafetlerden dolayı baskı uygularken, son yıllarda bu baskının dozu arttı ve artan baskı kız öğrencilerin karşısına yasaklar olarak çıkmaya başladı.


Kendi çevremden de böylesi yasaklardan ötürü çok şikayetçi olan kadın öğrenci gördüm, yurtlardaki denetimlerin çok arttığı, ifade edilse de, Kız öğrenci yurtlarındaki denetim, bir başka yazının konusu olabilecek derinlikte. Bu ve benzer noktalar, barınma sorununu tek başına yatak sayısıyla, oda sayısı ya da yurt sayısını arttırmakla çözülemeyeceğini, bunun yüzeysel kalacağını ifade etmekte yarar var.


Barınamayanlar Hareketi bu meseleye çokça değinmeye, Moda Sahnesi’nde yapılan son toplantıda bunu açık açık dillendirmeye başladı, sorunun bir yatak bir yurttan çok daha öte bir konu olduğu vurgulandı.


Barınamayanlar Hareketi’nin instagramda 22 Ekim’de yaptıkları canlı yayını izlerken, bir konuşmacının kendi yurt odasından verdiği örnekleri dinledim. Güneş görmeyen, eksi üçüncü katta olan ve daha nice problemleri olan bir yerden bahsediyordu. Dışarıdan bakılınca bir yerde kalıyor odası var yatağı var ama barınamıyor. Sürekli öğrencileri kötünün iyisine mecbur bırakmaya çalışan bir kesimle karşı karşıyayız. En temel ihtiyacınız için ettiğiniz şikayette, şikayetinizi dinlemek yerine, direkt olayları büyütmekle suçlanıyorsunuz. En başından şu zamana kadar dediğimiz gibi öğrenciler bir yatak ve odadan çok daha fazlasını istiyor. Rahat ve özgür bir yaşamın sadece öğrencilerin değil herkesin hakkı olduğunu biliyor ve sesimizi bu yüzden daha fazla çıkarmaya gayret ediyoruz.


Barınma sorunu öğrencilerin sorunu olmaktan çok daha öteye taşmış bir durumda. Muhtemelen her kesimin söyleyecek çok şeyi olacak.


Atladığımız, değinemediğimiz daha nice konuların olduğunun farkındayız. LGBTİ+ların, kadınların ve öğrenci olsun olmasın herkesin bu sorunun çözümü için bir adım öteye geçerek bu çabaya destek çıkacaklarına olan inancımız da sonsuz.


Katkı sunan herkese teşekkürler.



11 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör